Ömür OKUR » Atatürk » Şapka ve Kıyafet Devrimi

Şapka ve Kıyafet Devrimi

Paylaş; başkaları da faydalansın!

Şapka ve Kıyafet devriminin önemi

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkı, uygardır; tarihte uygardır, gerçekte uygardır. Fakat ben, sizin öz kardeşiniz, arkadaşınız, babanız gibi söylüyorum; uygarım diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, fikriyle, düşünüş biçimiyle uygar olduğunu kanıtlama ve gösterme zorunluğundadır.

Uygarım diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, aile yaşamı ile, yaşayış tarzı ile uygar olduğunu göstermek zorunluğundadır. Nihayet uygarım diyen Türkiye’nin gerçekten uygar olan halkı, baştan aşağıya dış görünüşüyle dahi uygar ve olgun insanlar olduğunu fiilen göstermek zorundadır. Bu son sözlerimi açık ifade etmeliyim ki, bütün memleket ve dünya ne demek istediğimi kolaylıkla anlasın. Bu açıklamamı yüksek topluluğunuza, tüm topluluğa bir soruyla yöneltmek istiyorum. Soruyorum: Bizim kıyafetimiz millî midir? Bizim kıyafetimiz uygar ve uluslararası mıdır? Size katılıyorum. Deyimimi hoş görünüz, altı kaval üstü şişane diye ifade olunabilecek bir kıyafet, ne millîdir ve ne de uluslararasıdır.

O halde kıyafetsiz bir millet olur mu, arkadaşlar? Böyle nitelendirilmeye razı mısınız, arkadaşlar? Çok değerli bir cevheri çamurla sıvayarak dünyaya göstermekte anlam var mıdır? Bu çamurun içinde cevher gizlidir, anlamıyorsunuz, demek doğru mudur? Cevheri gösterebilmek için çamuru atmak zorunludur, doğaldır. Cevherin korunması için bir kap yapmak gerekirse onu altından veya platinden yapmak gerekmez mi? Bu kadar açık gerçek karşısında tereddüt doğru mudur? Bizi tereddüde yöneltenler varsa onların ahmaklık ve kalınkafalığına karar vermekte hâlâ mı tereddüt edeceğiz?

Arkadaşlar, Turan kıyafetini araştırıp diriltmenin yeri yoktur. Uygar ve uluslararası kıyafet, bizim için, çok cevherli milletimiz için lâyık bir kıyafettir. Onu giyeceğiz. Ayakta iskarpin veya fotin, bacakta pantolon, yelek, gömlek, kravat, yakalık, ceket ve elbette bunların tamamlayıcısı olmak üzere başta kenarlıklı başlık. Bunu açık söylemek isterim : Bu başlığın ismine şapka denir. Redingot gibi, bonjur* gibi, smokin gibi, frak gibi, işte şapkamız! Buna, uygun değil, diyenler vardır. Onlara diyeyim ki, çok dalgınsınız ve çok bilgisizsiniz. Ve onlara sormak isterim: Yunan başlığı olan fesi giymek uygun olur da şapkayı giymek neden olmaz? Ve yine onlara, bütün millete hatırlatmak isterim ki, Bizans papazlarının ve Yahudi hahamlarının özel elbisesi olan cübbeyi ne zaman, ne için ve nasıl giydiler?

1925 (Mustafa Selim İmece,Atatürk’ün Ş.D.K. ve İS., s. 46)

Devlet memurları, bütün milletin kıyafetlerini düzeltecektir. Bilim, sağlık açısından pratik olması nedeniyle her görüş noktasından denenmiş uygar kıyafet giyilecektir. Bunda, tereddüde yer yoktur. Yüzyıllarca devam eden dalgınlığın acı derslerini tekrarlamaya güç yoktur. Biz, uygar insan olduğumuzu kanıtlama ve gösterme için gerekeni yapmakta asla duraksamayacağız.

1925 (Mustafa Selim İmece, Atatürk’ün Ş.D.K. ve İS., s.61)

Kadın kıyafetinde devrim

Yolculuğum sırasında köylerde değil, bilhassa kasaba ve şehirlerde kadın arkadaşlarımızın yüzlerini ve gözlerini çok yoğun ve itina ile kapatmakta olduklarını gördüm. Özellikle bu sıcak mevsimde bu tarz, kendileri için kesinlikle eziyet ve sıkıntıyı gerektirdiğini tahmin ediyorum. Erkek arkadaşlar, bu biraz bizim bencilliğimizin eseridir. Çok namuslu ve dikkatli olduğumuzun gereğidir. Fakat saygıdeğer arkadaşlar, kadınlarımız da bizim gibi kavrayışlı ve anlayışlı insanlardır. Onlara ahlâka ait kutsal kavramları telkin etmek, millî ahlâkımızı anlatmak ve onların beynini bilgi ile, temizlikle donatmak esası üzerinde bulunduktan sonra fazla bencilliğe gerek kalmaz. Onlar yüzlerini dünyaya göstersinler ve gözleriyle dünyayı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak bir şey yoktur.

1925(Atatürk’ün s.D.U, s. 211)

Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başına bir bez veya bir peştemal veya buna benzer bir şeyler atarak yüzünü gözünü gizler ve yanından geçen erkeklere karşı ya arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu davranışın mâna ve anlamı nedir? Efendiler, uygar bir millet anası, millet kızı bu garip şekle, bu vahşî duruma girer mi? Bu durum, milleti çok gülünç gösteren bir manzaradır. Derhal düzeltilmesi gerekir.

1925 (Atatürk’ün S.D.II, s. 217)

Paylaş; başkaları da faydalansın!

About Ömür OKUR

Elektrik – Elektronik Mühendisiyim.
Türküm Müslümanım Vatanseverim.
Sinema yorumcusuyum.
Bugünü dünün üzerine bir şeyler katmak için yaşıyorum.
Kendi hayatımın yorumcusuyum: Gün içinde benim yaşadığım yada birilerinin yaşadığı olayların bendeki yansımalarını yazıyorum, başkalarının da hayatına bir şeyler katsın diye öğrendiklerimi paylaşıyorum.

Check Also

19 Mayıs 1919 Ruhunu Unutmayalım

Bu öyle bir zamandı ki, maçı protokol tribününden izleyen; Büyük Türkiye İmparatorluğu (Osmanlı İmparatorluğu) takımımızın …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *