Küllerinden Hainleri Diriltmek

Paylaş; başkaları da faydalansın!

islelet kafa

Birileri alenen isyan etmiş, bunu da açık açık dile getiriyor, kendilerine hayali sınırlar belirlemiş, harita üzerinde de gerçekmiş gibi gösteriyor, T.C. anayasasını içlerine sindirememişler, Türkçe ye ret, bayrağa ret, Türk ibaresine ret tavrı takınmışlar, sonradan oluşturulan bir dil kendilerine ana dil diye dayatılmış kör sağır ezberlemişler, üç rengi bir araya getirmişler sözde bayrak dikmişler, T Ü R K harflerini değişik kombinasyonda yazarak kendilerine uydurma bir ırk geliştirmişler…

Kabul etmiyorum, hayır, sizde kimsiniz, bunu yapmazsanız, şöyle etmezseniz, şunu da gerçekleştirmezseniz, ha şurayı da bize vermezseniz,ama benim o yum yok, buyum yok, hak verilmedi, yaptırılmadı gibi yüz verdim aliye geldi.. misali yalanla dolanla… Bir de Bilmem bilmem şöyle yaparız, böyle yaparız tehditlerini tükürürcesine ortalığa saçıyorlar.

Benim komutanlarım ise görevleri başında iken, aslının ne olduğu, kimin neresinden çıkardığı belli olmayan ithamlarla içeriye atılıp, ne zaman çıkacakları belli olmayan zindanlara hapsediliyorlar.

Sesimiz soluğumuz kesilmiş, sanki sıra bize hiç gelmeyecekmiş gibi izliyoruz sadece.

Benim, senin, onun, bunun… çalışanın, emekçinin, alın teri sahibinin hak ettiği kazancından ha bire yapılan kesintilerle onlara milletini temsil ediyor diye maaş ödeniyor, besleniyor, kayrılıyor. Aslen para nereye gidiyor;

Kaderi konu edinen diziler ile, öbür tarafta cezasını bulacaktır muhakkak şimdinin Polyanacılık dayatması ile bu halimize de şükürcü bağladılar herkesi.

Yıllar öncesinin darbe ve ihtilal dönemlerinden hatırlarsınız; yönetim anlayışını protesto eden, “Kahrolsun Amerika” “Bu Vatan Bizim” diye meydanlara çıkan kalabalığı susturmak için Cahit Sıtkı TARANCI’ nın tabiri ile daha yolun yarısına ulaşamamış birkaç tane gencin kalemlerini kırmaktan çekinmemişlerdi, ölümle cezalandırılmışlardı. Şimdi ise 10 binlerce, sözde haklarını savunduğu sözde ırkdaşlarına ölüm emrini vermekten kaçınmayan, 8 bin küsür gencecik fidanımızı kara toprağa teslim eden dünya tarihinin en büyük canilerinden biri olan vatan hainine haine anayurdumuzdan bir ada tahsil edilmiş, orada korkusuzca örgütünü yönetmekte, gününü gün etmektedir.

İsyancıların çocukları okula gitsin diye paralar verilmekte, isyancıların ve ailelerinin sağlıkları güvencede olsun diye yeşil kartlar dağıtılmakta, isyancılar arkalarını düşünmesin diye her türlü hakları devlet tarafından korunmakta, sülaleleri kollanmakta…

Her ürüne KDV, her ürüne ÖTV, her maaşa kesinti, her şeye bir parça ısırık, her şeye bir bahane, nereye bu paralar nereye; girmediğine göre benim cebime geriye; geç olmadan tez zamanında bölmeye, böldürmeye ülkeyi için finansman!

Hep diyoruz ki dış mihrakların işi bu, kahrolsun gâvurlar, gebersin kâfirler!

Bizim kendimize içten içe verdiğimiz zararı, düşman düşmanına yapmaya kıyamaz.

Türk’ ün Türk’ ten başka dostu yoktur derler ya hani, Türk’ ün Türk’ e yaptığını da düşman düşmanına yapmaz.

Ne denilebilir ki demokratik hakkını kullanan vatandaş seçimine, 2 kere darbe 1 kere de ihtilal kafasında patlayan siyasi yasaklı Süleyman DEMİREL’ de Cumhurbaşkanı olmadı mı bu ülkede!

Demokrasi işte; gevşekliğe gelmez!

Paylaş; başkaları da faydalansın!

Yorum yaz