Ömür OKUR » Günlük » Sus Alican Sus

Sus Alican Sus

Paylaş; başkaları da faydalansın!

söyle bakalım alican

Arkadaşlarının karşısına çıkıp konuşamasınlar; Çocuklar kendi dünyalarına sessizce hapis olsunlar,

Cesaret, kendine güven duyguları gelişmesin; kendi hakkını dahi savunamasın,

Arkadaşlarımın karşısında utanmayayım diye şu konuya adam akıllı çalışıp öğreneyim diye düşünmesinler, Nasıl olsa performans proje ödevleri de anne ve baba tarafından yapılıyor…

Çocuk kendi gelişimini kağıt üzerinde nasıl geliştirecek?

Köy ilkokulunda ilk 4 sene okudum, 1. 2. 3. 4. 5. Sınıflar tüm sınıflar aynı derslik içerisindeydik, Ali adında Afyon’ lu bir öğretmenimiz vardı, her şeyden yoksun köy ilkokulumuzu bizim her şeyi öğreneceğimiz bir eğitim yuvasına dönüştürmüştü.

Kitaplığımızda kitap yokken, şehre indiğinde kitaplığı kitaplar ile doldurmuştu. Haftalık kitap ödevi verirdi ve aklımızdan kaldığınca tahtaya kalkıp anlatmamızı isterdi. Arkadaşlarımızın karşısında kalkıp utanmadan sıkılmadan çekinmeden aklımızda kaldığınca anlatırdık.

Hatta o kitaplıktan okuduğum ilk kitabın kokusu halen burnumda, kitap sayfa sayfa hatta okurken yaşanan olayları nasıl canlandırdığımı, nasıl bir ruh haline büründüğümü bile hatırlayabiliyorum, kitabın adı LAK LAK’ dı.

1X1’ den 10X10’ a bütün kerat cetveli ödevini ödev olarak vermişti Ali öğretmen. Tahtaya çıkıp rastgele birkaç tane çarpım soruyordu, bilemeyenler vardı, hepsini bilenler vardı, hepsini biliyordum ama bir tane yalancıktan yanlış söyleyeyim bakalım bende çalışkan birisi olarak aynı muamele ile karşılaşacakmıydım; bu sorunun cevabını bulmam lazımdı; evet, bilemeyen arkadaşlarım ile aynı cezayı paylaştım, avucumun içine bir cetvel darbesi. Kızmadım, çünkü her şey bizim bir şeyleri öğrenmemiz için yapılıyordu. Hatta hoşnut bile olmuştum çünkü şunu da öğrenmiştim her kese eşit davranılıyordu.

Erkek olarak kızlara hava atma aracı olarak da bunu kullanmıyor değildik, ödeve iyi çalış, tahtaya çık, sorulara doğru cevabı ver, kızlar sana hayran kalsın, popüler ol…

Söz hakkımız vardı;

Anne babamız notlarımıza karışmazdı, Ali öğretmene; “eti senin, kemiği benim” derlerdi. Yazılı sınav olduk, notumuzun düşük olduğunu düşündük, itirazımızı biz kendimiz yapardık, kağıdı öğretmenimiz ile birlikte incelerdik, hatalarımızı görürdük, kendimizi savunma hakkımız bize biz haberinde olmadan kazandırılmıştı.

Hatırlıyorum da, daha neler neler yapmıştık, hepsi hafızama kazınmış!

Şimdiki çocuklar ise, daha gelişim çağının başında, eğitim sistemi sayesinde kendilerine verilecek her emri sorgulamalarına müsaade edilmeden yaptıklarında ödüllendirilecek köle bir insan olmak üzere robot olmak üzere eğitiliyorlar.

Paylaş; başkaları da faydalansın!

About Ömür OKUR

Elektrik – Elektronik Mühendisiyim.
Türküm Müslümanım Vatanseverim.
Sinema yorumcusuyum.
Bugünü dünün üzerine bir şeyler katmak için yaşıyorum.
Kendi hayatımın yorumcusuyum: Gün içinde benim yaşadığım yada birilerinin yaşadığı olayların bendeki yansımalarını yazıyorum, başkalarının da hayatına bir şeyler katsın diye öğrendiklerimi paylaşıyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *