Atatürk’e Göre Hoşgörünün Sınırı

Paylaş; başkaları da faydalansın!

Atatürk ve Hoşgörü

ATATÜRK’ün hoşgörü konusundaki düşünceleri, tarihin her dönemi ve her toplum için geçerli olan evrensel gerçekleri yansıtmaktadır. Farklı toplumlardan olan insanlar bu düşünceleri kendi toplumları ile ilişkilendirip bunların kendi toplumları için söylenmiş olacağını düşünebilirler. Aynı gerçek Türk ulusu için daha fazla geçerlidir. Türk ulusunun ihtiyacı olan mesajlar yoruma ihtiyaç göstermeyecek tarzda açık ve gerçekçi olarak bu düşüncelerin içerisindedir. Türk halkına düşen görev, ATATÜRK’ün aşağıdaki sözleriyle işaret ettiği sağduyu ve gerçekçiliği yaşam felsefesi haline getirmektir:

Şüphesiz, fikirlerin ve inanışların başka başka olmasından şikayet etmemek gerekir. Çünkü bütün fikirler ve inanışlar bir noktada birleşirse bu hareketsizlik ve ölüm belirtisidir. Böyle bir durum elbette istenmez. Bunun içindir ki, gerçek özgürlükçüler hoşgörünün genel bir nitelik olmasını isterler.

İyi niyetle bile olsa hoşgörüye karşı olunmasını istemezler. Çünkü iyi niyetler hiçbir zaman hiçbir felaketi önleyememiştir. Ruhun selameti için insanların yakıldığını biliyoruz. Bunu yapan engizisyon papazları da herhalde iyi bir şey yaptıklarından ve iyi niyetlerinden bahsederlerdi.

Belki bu sözlerinde de samimi idiler. Böyle bir ahmaklığa ya da herhangi bir hainliğe de hoşgörü kılıfı uydurmak hiç de zor değildir. İşte bu nedenledir ki, hoşgörüyü teslimiyetçilik derecesine kadar götürmek doğru değildir. Gerçi özgür olmak herkesin hakkıdır ve bunun için gerçek özgürlükçüler, demokrasiye karşı olanlara da hak ve özgürlükler verilmesini isterler. Fakat demokrasiyi savunanların demokrasiye karşı olanların karşısında elleri ayakları bağlı kurbanlık koyun durumuna razı olacaklarını düşünmek asla doğru değildir.

Unutulmamalıdır ki, bazı insanlar geleceği geçmişin arasında görmek isterler. Bunlar bizi geri bıraktığı için terk ettiğimiz anlayışın geri gelmesini isterler. Bu gibi insanlar kendi inandıkları gibi olmayan kimseleri istedikleri gibi ezemezlerse kendilerini rahatsız hissederler.

Hoşgörüyü asla kabul etmezler. Herhalde, hoşgörünün arzu edildiği gibi yaygınlaşması ve alışkanlık haline gelmesi için, eğitim ve düşünce düzeyinin yüksek olması lazımdır.

Paylaş; başkaları da faydalansın!

Yorum yaz

evlilik
Hz. Muhammed’in Evlilik İle İlgili Nasihatleri
dua
Hz. Muhammed Nasıl Dua Ederdi
barış
Hz. Muhammed ve İslamda Şiddet
Hz. Muhammed'in hayatı
BBC, Hz. Muhammed’in Hayatı, The Life of Muhammed, 3, Holy Peace, Kutsal Barış
Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır
Atatürk Tarafından Kurulan Fabrikalar, Kurumlar ve Kuruluşlar
Atatürk’e Bu Kadar Saygının ve Sevginin Nedeni
19 Mayıs 1919 Ruhunu Unutmayalım
Hıçkırık, Hichki, Tourette Sendromu Filmi
Genç Karl Marx, Le jeune Karl Marx
Fatih Sultan Mehmed Olabilirsin
Düşünmek Suç Olamaz
Trafik, Traffik, Stranded
Beyaz Diş, White Fang, Croc Blanc, Jack London
Saptırma, Distorted, Distortion
İşçi Bayramı, Başka Türlü Bir Aşk, Labor Day
Wikipedia’ya Özgürlük
TBMM Kukla Tiyatrosu ?D
Ağrılı Minik Leyla’da Melek Olmuş, Ben Böyle Siyasete…
Süleyman Soylu Doğru Olanı mı Yapıyor?
Şeker Portakalı, Jose Mauro De Vasconcelos
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı, Mark Manson
Olağanüstü Bir Gece, Stefan Zweig
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig