Bir Milletin İntiharı

Paylaş; başkaları da faydalansın!

Atatürk ve Bağımszlık savaşı

Uzun süren Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti’nin yöneticileri, önce Mondros Ateşkes Anlaşması’nı sonra da Sevr Antlaşması’nı imzalayarak koşulsuz teslimiyeti kabul etmişlerdi. Teslim edilen koca bir ulusun vatanı, özgürlüğü ve onuru idi. Türk ulusunun büyüklüğünü idrak edemeyen bu gafiller, yılgınlığa düşerek düşmanların uygun gördüğü haysiyetten yoksun, düşük bir yaşama razı olmakla kalmamışlar, düşmanın tutsaklık kemendini Türk ulusunun boynuna bir an önce geçirebilmesi için de yardım etmişlerdir.

İnsanların yaşama tutkularının temelinde onur ve özgürlük duygusu vardır. Bu duygulardan yoksunluk bağımsızlıktan yoksunluğu getirir. Bu duyguların gücü insanların mensubu oldukları ulusa göre değişir. Türk ulusunun tarih boyunca kendi devletine sahip oluşunu ancak bu duyguların gücüyle açıklayabiliriz. Türk insanı bu değerler için her zaman ölümü yaşama tercih etmiştir. ATATÜRK’ün Bağımsızlık Savaşı’na karar verirken bir an bile tereddüt göstermemesinin altındaki gerçek de budur. O, yaşamak için ölümü göze alanların ölmeyeceğini biliyordu. Türkiye Cumhuriyeti bunun en canlı ve anlamlı kanıtıdır. Aşağıdaki diyalog ATATÜRK’ün bu konudaki düşüncelerini oldukça anlamlı bir şekilde yansıtmaktadır:

General Pershing’in kurmay başkanı olan General Harbord Sivas’ta Mustafa Kemal ile görüşürken der ki:

-Türk tarihini okudum. Milletiniz büyük komutanlar yetiştirmiş, büyük ordular hazırlamıştır. Bunları yapan bir millet elbette bir medeniyet sahibi olmalıdır. Takdir ederim. Ama, bugünkü duruma bakalım. Başta Alman müttefikinizle birlikte dört yıl harp ettiniz, yenildiniz, dördünüz bir arada yapamadığınız şeyi, bu durumda tek başınıza yapmayı nasıl düşünebiliyorsunuz? Fertlerin intihar ettikleri zaman zaman görülür. Bir milletin intihar ettiğini mi göreceğiz?

Mustafa Kemal generale şu yanıtı verdi:

-Teşekkür ederim, tarihimizi okumuş, bizi öğrenmişsiniz. Fakat, şunu bilmenizi isterdim ki biz emperyalist pençesine düşen bir kuş gibi yavaş yavaş aşağılık bir ölüme mahkum olmaktansa babalarımızın oğulları olarak vuruşa vuruşa ölmeyi tercih ediyoruz.

General ve arkadaşları sessizce ayağa kalktılar.

-Biz de olsak böyle yapardık!

Paylaş; başkaları da faydalansın!

Yorum/Düşünce/Soru

evlilik
Hz. Muhammed’in Evlilik İle İlgili Nasihatleri
dua
Hz. Muhammed Nasıl Dua Ederdi
barış
Hz. Muhammed ve İslamda Şiddet
Hz. Muhammed'in hayatı
BBC, Hz. Muhammed’in Hayatı, The Life of Muhammed, 3, Holy Peace, Kutsal Barış
Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır
Atatürk Tarafından Kurulan Fabrikalar, Kurumlar ve Kuruluşlar
Atatürk’e Bu Kadar Saygının ve Sevginin Nedeni
19 Mayıs 1919 Ruhunu Unutmayalım
Düşünmek Suç Olamaz
Ben Tonya, I Tonya
La Casa De Papel Öğretileri
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı, Mark Manson
Cargo
Anon
Yenilmezler Sonsuzluk Savaşı, Avengers Infinity War
Gizli Süperstar, Secret Superstar
Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır
Benzine Mazota Sessiz Zam
Ozan Arif Geçin Beyler Bitti Bu İş Şiiri
TAMAM Diğer Dillerde Nasıl Denir?
Şeker Portakalı, Jose Mauro De Vasconcelos
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı, Mark Manson
Olağanüstü Bir Gece, Stefan Zweig
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig