Ömür OKUR » Tag Archives: 1915

Tag Archives: 1915

çanakkale destanı

Hakkınızı Helal Edin

İri kıyım sömürgenlerin bir araya gelmesinden oluşan düşman, Irzına göz dikmişti güzel Vatanın, Bütün gücü ile çullanmıştı üzerine güçsüz, zayıf görünen Vatanın, Ardı arkasına kesilmez şekilde dövüyordu, Eninde sonunda geçit verecek zannetti sanki yolları Vatanın, Kolay lokma zannetmişlerdi; Ama namusuna el uzattıklarının kim olduğunu bilmiyorlardı… Hayalleriniz vardı gelecekte kendinize dair, Bayrak gönderden indiğinde, özgürlük elden gittiğinde hayal gerçekleşse ne anlamı olurdu ki; Allah bereket mi verirdi? Peygamber şefaat mi ederdi? Bıraktınız kendiniz için hayal kurmayı hemde hiç tereddüt etmeden, Tek ortak bir hayalde milyonlarınız toplandı; Vatan özgürdü, bayrak vatanın üzerinde özgürce dalgalanacaktı… Mermilere siper oldu vücutlarınız, Düşmanın Azrail’i …

Devamını oku
Çanakkale Savaşında Ölüme Koşan Askerler

Çanakkale’de Savaşan Herkes Bir Başına Destandır

O zamanının ve günümüzde de çıkarları için bir araya gelerek en acımasız ve en baş edilemez görünen askeri güç birliğini oluşturan sömürge ülkelerinin karşısında, ellerinde olan ile yetinmek zorunda kalan ama bir an olsun gözlerinde korku göremeyeceğiniz, arkalarına bakmadan canlarını feda ederek mücadele eden Anadolu insanının her birinin tek tek destanlaşarak kazandıkları bir zaferdir Çanakkale. İngilizler’in bir sözü var: Tüm milletlerin savunmadan ümidini kestiği yerde Müslüman Türk’ün taarruzu başlar! İşte böyle, bizi düşmanlarımız bizden daha iyi tanıyorlar. Tarihinden ders almayan milletleri düşmanlarını, idam hükmünün saati gelene kadar zindanda; ağızlarına bir damla su bir lokma bir şeyler vererek …

Devamını oku
18 mart 1915

97 Yıl Önce Bu Saatler Şimdi…

Onlar; Daha bıyıkları, tam bıyık da değil hani bir iki tane tüy, yeni yeni terlemeye başlamış, sapan elinde, taşlar cebinde, kanı kaynayan, ergenlik sivilceleri yüzünde, boynunda dayanılmaz kaşıntı ile benek benek dökmeye başlamış çocuklardı, Kundağa sarılmış, daha ilk sözünü duymayı veya sadece eşinin karnının üzerinden sevip doğmamış bebeğini, heyecanla bekleyen babaydılar, Ayağında takunyası, sırtında kollarını geçirmeden omuzlarına attığı ceketi, elinde tespihi ile mahallenin havalı delikanlısıydılar, Gönlüne ateş düşmüş bir kere o güzele, uzaktan uzağa görse dahi yüzü kızarmakta, utanmakta, bir iki kelam etsem açsam kendimi ona, tersler mi ki acaba, kırar mı gururumu, neyse başka sefere deyip …

Devamını oku