
Siyah beyaz süre gitmeye çalışan tekdüze hayatınıza girip,
Renk renk boyaları ile,
Cıvıl cıvıl yaşama çeviren ressamınıza kıymetini,
O sizin yanınızdayken gösterin;
Çünkü sonrası hiç olmayabilir!
Farz edelim ki,
Bir daha dudaklarına dokunamayacağım,
Kollarında kaybolamayacağım,
Sıcaklığını hissedemeyeceğim bir sabah gelecek.
Peki ya o zaman,
Nasıl yaşarım bu sessizliği içimde?
Sensizken hiçbir yer ait değil bana,
Dünyanın bütün yolları eksik kalıyor.
Ama bir gün… biliyorum,
Aşk yine seni bana getirecek.
O zamana dek, kalbim boş bir oda gibi bekleyecek,
Sadece seni düşündüğün anlarla dolacak.
Gitmene izin vereceğim güne kadar,
Bir sonraki “merhaba”ya dek,
Bu bir veda değil,
Seni yeniden görene kadar,
Ben burada olacağım;
Hatırlamak için, sevmek için, sabretmek için.
Ve eğer zaman bizim tarafımızda olursa,
Belki gözyaşları süzülmez yanaklardan.
Ama inkâr edemem bir şeyi;
Bu bir veda değil…
Sadece aramızdaki sessiz bir bekleyiş.
Zannettin ki, ben güçlüydüm,
Her yağmurda ayakta kalırdım sanıyordun.
Oysa özlemek, en büyük fırtına içimde.
Birini bu kadar özleyince,
Güçlü olmak yalnızca bir masal oluyor.
Belki sadece bir an,
Bir nefes, bir umut uzaklığındasın.
Ama zaman, hep acele ediyor,
Ve ben daha fazla bekleyemem.
Elinden geleni yapmaz mısın,
Yeniden toplamak için şu kırık kalbimi?
Gitmene izin vereceğim güne kadar,
Bir sonraki “merhaba”ya dek,
Bu bir veda değil,
Seni yeniden görene kadar.
Ben burada olacağım,
Kalbimin sessiz köşesinde.
Ve zaman bizden yana olursa,
Ağlayacak gözyaşım bile kalmaz belki,
Ama itiraf etmeliyim bir gerçeği:
Bu bir son değil…
Bu sadece “yeniden”e giden yol.
Kim bilebilir,
Yol nereye varır,
Gün nereye süzülür,
Sessizce, ardına bakmadan…
Yalnızca zaman bilir.
Kim söyleyebilir,
Büyüyen bir sevdanın,
Kalbinin kendi seçimi olup olmadığını?
Sadece zaman,
Yalnızca o fısıldar gerçeği.
Kim anlayabilir,
Bir kalbin neden iç çektiğini,
Bir aşkın kanat çırpışını hissedip de susabildiğini?
Sadece zaman bilir.
Ve kim söyleyebilir,
Bir kalbin neden ağladığını,
Belki de bir yalanın yankısından mı,
Belki de bir vedanın sessizliğinden mi?
Yalnızca zaman anlatabilir.
Kim bilebilir,
Kesişen yolların,
Bir kalpte yankılanan aşka dönüşeceğini?
Kim görebilir,
Gecenin koynunda saklanan güneşi,
Ne zaman yeniden doğacağını?
Sadece zaman.
Eğer sevdan filizleniyorsa,
Eğer kalbin yine inanıyorsa,
Bunu yalnız o bilir,
Yalnızca zaman…
Kim bilir,
Yolun nereye gittiğini?
Günün nereye aktığını?
Kim bilir,
Kimin kalacağına,
Kimin gideceğine?
Yalnızca zaman…
Evet, yalnızca zaman bilir.