Yaşam ile ölüm arasında, Tam şu anda olduğumuz zamandayız; Ne yakınız yaşamaya, Ne de uzağız ölümden. Şu anda nefes alırken bile; Ne uzağız yaşamaya, Ne de yakınız ölüme… Yani tam
Yaşam ile ölüm arasında, Tam şu anda olduğumuz zamandayız; Ne yakınız yaşamaya, Ne de uzağız ölümden. Şu anda nefes alırken bile; Ne uzağız yaşamaya, Ne de yakınız ölüme… Yani tam
Türkiye’ nin müstehcenlik haritası Google Trends verileri baz alınarak aşağıda verilmiştir. Bu haritaya yorum yapmıyorum, yorumu size bırakıyorum.
Bir kadının kendisine bahşedilmiş kadınlığının bir göstergesi ve süsü olan göğüslerini, kendisi ve kendi helalinden başkasına, sağlık durumu hariç diğer her hangi ne sebeple olursa olsun göstermesini içim almıyor… Kendilerine
Cesaret korkuya direnmek ve ona galip gelmektir. Hayat bir piyangodur; Şanslı olan kazanır, şansızlar ise Tanrı’ nın unutulan çocuklarıdır.
Yorum: Vampir korku filmlerinde, insanın boynunun sol tarafında şah damarına uzun dişlerini geçirerek kanlarını emip besinini temin eden, ilki ve en ünlüleri 1897 doğumlu Kont Dracula olan, bir katildir. Colin
Yorum: Allah herkesi; Görme – işitme – koku alma – dokunma – tatma duyularından, düşüncelerini ifade ettiği konuşma yetisinden, unutkanlıktan, elden ayaktan düşmekten, bir şeyleri paylaşmak isteyeceği ama paylaşamayacağı durum
Yorum: Çocukluktan ergenliğe geçiş döneminde kız ile erkek arasındaki farklar barizdir. Ve ülke neresi olursa olsun ki bu en gelişmemiş Afrika ülkelerinden kendini gelişmiş zanneden batı ülkelerine kadar her ülkeyi
Yorum: Bu filmdeki olaylar şu tarihte gerçekten yaşanmıştır şeklindeki daha filmin başlangıcında yapılan vurgu ve çoğu filmden aşina olduğunuz klasik korku öğelerini ustalıkla bir araya getirerek sizi korkmaya şartlandıran şeytanı
Cesaret; Korkusuz olmak ya da, Bir şeyden korkmamak değildir. Cesaret; Korkuya, Korkuya neden olan sebeplere Savaş açarak, Korku ne kadar güçlü olursa olsun, Savaş ne kadar şiddetli olursa olsun, Mücadelenin
Yorum: Geçmişimize doğru birazcık yolculuk yapmaya kalkıştığımızda; unuttum zannettiğimiz hiçbir şeyi aslında unutmadığımızı fark ederiz. Kendimden örnek vereyim; mesela dört ayak üzerinde ilk yürüdüğüm zamanlarda dolapların içerisine girip çıktığımı, hatta