Ne tuhaf değil mi; Mustafa Kemal Atatürk gibi bir adam çıkıyor… Taa 100 sene önce Padişah olabilecek erki ele geçirmişken Halife bile olabilecekken Hele ki güdülmeye; etin sütünden faydalanılmaya alışmış
Ne tuhaf değil mi; Mustafa Kemal Atatürk gibi bir adam çıkıyor… Taa 100 sene önce Padişah olabilecek erki ele geçirmişken Halife bile olabilecekken Hele ki güdülmeye; etin sütünden faydalanılmaya alışmış
Bir zamanlar bizde birer çocuktuk; Sanki daha özgür olacakmışız gibi hep büyümeyi hayal eden, Ama büyüklerimizin kurduğu dar kalıplar olduğunu Ve bu dar kalıplar içerisine mahkum edileceğimiz aklımızın ucundan geçmedi.
İsterse onun bunun çocuğu olsun, Var olmayı kendisi seçemez çocuklar! Çocuklar; Her gün şehit edilen, Her gün cinayete kurban giden, Her gün intihar eden, Her gün tecavüze uğrayan, Her gün
Şimdiki çocuklar şanssız! Bilgisayarları var, tabletleri var, akıllısından cep telefonları var ama şimdiki çocuklar şanssız… Bilgisayarımız yoktu, tabletimiz yoktu, akıllısını bırakın telefonumuz yoktu ama şanslı çocuklardık… Şimdiki çocuklar ya apartman
MİLLİ EGEMENLİK Milli egemenliğin anlamı “Kayıtsız şartsız” ifadesiyle belirtilen egemenliği, milletin üzerinde tutmak demek, bu egemenliğin bir zerresini, sıfatı, ismi ne olursa olsun, hiçbir makama vermemek, verdirmemek demektir. Bununla demek
Rahman ve Rahim olan Allah’ ın adıyla. 1. Mü’minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir. 2. Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler. 3. Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler. 4.