Bazen, Bir gülümseyişine o kadar ihtiyacın olur ki; Gülümseyişi kıvılcımı çakacak kuru kibrit çöpü gibidir de, O, Islanmış kırmızı fosfor gibidir, Gülümsetmez:(
Bazen, Bir gülümseyişine o kadar ihtiyacın olur ki; Gülümseyişi kıvılcımı çakacak kuru kibrit çöpü gibidir de, O, Islanmış kırmızı fosfor gibidir, Gülümsetmez:(
Gökyüzünde, Ki bulutsuz ve masmavi, Işıl ışıl parıldayan güneşin, İnsanı mutlu etmesi, İnsanın yüzünü güldürmesi gerekirken, Peki, ama niye; Gülümseyemiyorum bile?
Ağlama, hem de nasıl; hıçkıra hıçkıra başladık, Sevinçten küçücük dahi çığlıklarımıza katlanamadı bir türlü, Üzüntüler geldi hep ardı sıra, Sevgiyi yem diye atıverdi gönlümüze bir gün, Nefret tohumları yeşeriverdi hemen