Bir asker gibi, iş dünyasında da “en iyi” olmak bazen ödül değil, cezadır. Çünkü en iyiler, en çok işi yapar; en çok övgüyü alır ama aynı maaşı alır. Üstelik çoğu
Bir asker gibi, iş dünyasında da “en iyi” olmak bazen ödül değil, cezadır. Çünkü en iyiler, en çok işi yapar; en çok övgüyü alır ama aynı maaşı alır. Üstelik çoğu
İş dünyasında, çalışma hayatında “Ağlamayana Meme Yok” diye bir şey olamaz. İş dünyasında, çalışma hayatında ben ağlayanları; işi nasıl yapacağını bilmeyen, görevinde karşılaşılması muhtemel sorunlara çözüm üretemeyen, kıldan tüyden sorunlar
Benim çalıştığım iş yerinde var, eminim sizin çalıştığınız iş yerinizde de vardır; şirketin işe alım ilanında “İngilizce biliyor olmak” kısmından tutturup işe alınan, toplantılarda ya da şirketin söz sahibi yöneticileri
Havaalanındayım, Araç kiralama ofislerini geziyorum ama arefe günü, öyle son dakika da uygun fiyatlı bir marka ve modelini bulmak zor; çoğu alınmış, bir kısmı da rezerve edilmiş ve kiralayanlarını bekliyor.
Aynı yerde mi sayıyoruz? Eğer işimiz bize yeni bir şeyler öğretebiliyorsa; yani geliştiğimizi hissediyorsak, eğer biz işimize bir şeyler kattığımızı düşünüyorsak; yani hem gelişiyor hemde geliştiyorsak o zaman değmeyin keyfimize.
Akıllı iki kız kardeş varmış, bilgiye açlarmış ve okullarındaki, etraflarından aldıkları bilgi yetersiz olmuş. Yörelerindeki en büyük bilgeye gitmeye, ondan da bilgi almaya karar vermişler. Bilge adam kızların sorduğu bütün soruları bilmiş.