Ne hiçbir yer, Ne de hiçbir şey benim olsun, Ama birkaç, hani harbi, yani dost gibi dostum var ise yanımda, Beni ağız alışkanlığından değil, şöyle ruhu ile harbiden seven sevdiğim
Ne hiçbir yer, Ne de hiçbir şey benim olsun, Ama birkaç, hani harbi, yani dost gibi dostum var ise yanımda, Beni ağız alışkanlığından değil, şöyle ruhu ile harbiden seven sevdiğim
El ele vermiş, Gözlerini geleceğe çevirmiş, Ama körü körüne de bakmayan, Bakınca aynı şeyleri de gören, Bodozlama bir başlarına işlere girişmeyen, Bir birinde yaşam bulan, Bedenlerini bulmuş iki ruh gibidir,
Allah’ tan korkmuyorum, Allah’ ı seviyorum ben, Sevmeseydi beni yaratmazdı ki hem! Ama sizi bilmem; Korkuyorsanız, Başkalarını da korkutuyorsanız, Demek ki korkacağınız, çirkin şeyler yapıyorsunuz. Sevdiği, hoşuna giden şeyleri yapın,
Yorum: Her yaşayan beden mutlaka bir ruha sahiptir, Ama her ruh bir bedene ait değildir, Bazıları ilk bedenini bekler, Bazıları da; Kendi bedenlerinin içerisinde kendine asıl kendini bulduracak olanı! Özcan DENİZ’ in
En iyi film 2013 oscar adayı Yorum: Hayat bazen insanı, karanlık, kapalı, sanki hiç sonu olmayacakmış gibi hissedeceği bir tünelin içerisine alır, ama nihayetinde aydınlığa, aslında varmak istediği yere büyük
Siyah beyaz süre gitmeye çalışan tekdüze hayatınıza girip, Renk renk boyaları ile, Cıvıl cıvıl yaşama çeviren ressamınıza kıymetini, O sizin yanınızdayken gösterin; Çünkü sonrası hiç olmayabilir! Bu Veda Değil (
Ne gece gökyüzü açıkken şöyle sırtüstü uzanıp, parmağınla tek tek birleştirerek anlam yüklediğin yıldızların ışıltısı, Ne romantizmin olmazsa olmazı olarak görünen, ışığı altında yemekler yenilen mehtabın parlaklığı, Ne karanlıkta aydınlık
Zifiri karanlık, Eksi Derecede soğuk, Ölüm sessizliği içerisinde, Bir yerlerde, Bulursan kendini bir gün, Sakın kimseler yok diye korkma, Gözlerini, Işıktan korumak için, Kapatan eli, Açınca göreceğin muhakkak ki; Seninle
Biliyorum oradasın; Kapıyı çekmişsin üzerine, Karanlıkların ardına saklamışsın kendini, Ara sıra parmakların kapının ucunda, Karartısından belli, Başını da bir gözün ile izleyebilecek kadar çıkarıp, Tekrar geri kaçırıyorsun, Gölgesini görüyorum, Çıkacaksın
Ağlama, hem de nasıl; hıçkıra hıçkıra başladık, Sevinçten küçücük dahi çığlıklarımıza katlanamadı bir türlü, Üzüntüler geldi hep ardı sıra, Sevgiyi yem diye atıverdi gönlümüze bir gün, Nefret tohumları yeşeriverdi hemen