Ömür OKUR » Günlük » Sade Müslümanlık

Sade Müslümanlık

Paylaş; başkaları da faydalansın!

5 parmak

5 şarta indirgemişler müslümanlığı; Kelimei şahadet getirmek, namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek, hacca gitmek. Başka hiçbirşey yok müslümanlıkta, bundan ibaret.  Bu beş şartta layıkıyla yapılsa bari, yok o da yok. Ama ilk emri oku Allah’ ın Hz. Muhammed’ e. bunlardan ibaret olsaydı eğer, bu ilk oku emri niye. Peki oku dedi, ama okuduğunu anlama da dedi mi. Yoksa anlayarak birşeyler yap! mı demek istedi.

Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enla Muhammeden Abduhu ve resuluhu. Ne demek bu bu haliyle, arapça kelimelerden oluşmuş bir arapça cümle. Kim anlar; araplar, başka; Arapça bilenler, başka?… Şöyle olsa daha iyi olmaz mı? Allah birdir, O’ ndan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed O’ nun kulu ve elçisidir. Anlaşılır olmalı, anlayabilmelisin, sana birşeyler katabilmeli.

Namaz kılmak, anlamadan, bilmeden, okudukların birşey çağrıştırmadan, yatmak kalkmak defalarca ne faydası vardır sana. Allah sana anlamadan ayetlerimi eğil kalk diyemi emretmiş yoksa, beni tanı, anla, bana hürmet et diye mi? Körü körüne yapmayacaksın ibadetlerini, eğer yaparsan alışkanlıktan dolayı, bir farkın kalmaz şu hani kafir dediklerinden.

Karnımız aç kaldı bir ay boyunca, ama gözümüz sağı solu kesti, aklımızda bin düşünce peydahlandı, küfür ettik en kapsamlısından, ellerimiz malum hareketler yaptı, gözlerimizin önüne geldi en abesinden ateşli sahneler dolu anlar, beddualar ettik… ve daha nice hareketler, düşünceler, sözler… Bozuldu mu orucumuz, yoksa oruç mu tuttuk zannettik sadece aç kalarak?

Zekatını verdiğin, elinde bulunan malvarlığın üzerinden, başkaları da nimetlensin diye senin hazinenden, dualarda alasın diye, Allah verdi, birazda olmayana diye düşündün, ya da verdinde sırf havan olsun diye, dedirtmek için; bak şu şuna şu kadar zekat vermiş diye. Hangisi daha makbul, hangisi hoş görünür göze?

Hacca gittinde, mübarek topraklara sırf şartı diye İslam’ ın, komşun açlıktan bitap düşmüş yatmakta evinde, işi gücü de yok, açlıktan ağzı kokmakta, sen tavaf ederken kabeyi çocuğu da hastalandı acil, aldı kucağına yalınayak, yetiştimek için koştu hastaneye, sen Peygamberimizin saklandığı mağaraya bakarken, o da doktorun gözlerine bakıyordu içinde tek dua, ne olur bir şey çocuğuna, sen taşlarken şeytanı o da elinde reçete yardımsever bir eczane bulmak için aranmakta idi… Farzedelim; hani “komşusu açken tok yatan bizden değildir”, diyordu Hz. Muhammed! Çok mu dini zorunluluğunu yerine getirdin, beyaz elbisen içinde, çok mu ak ak oldun, Hacerül Esved’ e bakarken, gördün mü cenneti.

İbaret midir sizce de Müslümanlık sadece, yoksa seni hayata getirilme gayene hizmet etmek için daha nice şeyler de barındırmakta mıdır, bu bilinçlice körleştirilmiş bu beş şarttan ?

Paylaş; başkaları da faydalansın!

About Ömür OKUR

Elektrik - Elektronik Mühendisiyim. Türküm Müslümanım Vatanseverim. Sinema yorumcusuyum. Bugünü dünün üzerine bir şeyler katmak için yaşıyorum. Kendi hayatımın yorumcusuyum: Gün içinde benim yaşadığım yada birilerinin yaşadığı olayların bendeki yansımalarını yazıyorum, başkalarının da hayatına bir şeyler katsın diye öğrendiklerimi paylaşıyorum.

Check Also

Çocuklar Boyama Kitabı Değildir

Çocuklar boyama kitabı değildir, Onları en sevdiğiniz renklere boyayamazsınız! (Uçurtma Avcısı kitabından – Khaled Hosseini)

One comment

  1. Yazıda olay yanlış taraftan tutulmuş bence. Şöyle ki; İslam dini ve gerçek müslüman olan kişiler bu şekilde yaşamıyorlar beş şartı. Öncelik diye bahsettiğiniz şeyler dinimizce yapılması şart olan şeyler zaten.
    Misal, ilk olarak oku emri gelmiş evet. Kur'an'ı okuyup anlamak ve bu bilinçle namaz kılmak, günde beş defa Allah'a şükretmek, yalvarmak şart. Din tutup da "Ne olduğunu anlamasan da olur, yeter ki kıl sen namazı." demiyor ki. Ha bunu böyle algılayan ve böyle uygulayan varsa o 5 şart'ın değil, kişinin eksiği.
    Öte yandan oruç tutmanın da bir adabı var dinen zaten. Sadece aç kalmayacaksın, tüm nefsine oruç tutturacaksın. Bunu yapmayanlar zaten oruç tutmuş sayılmazlar, kişinin kendi sınırsızlığıdır bu. Yine 5 şart'ın kabahati değil…
    Zekat ise öyle geniş bir yelpaze ki… Sende olan ve fazlası bulunan şeyleri paylaşma hadisesidir zekat. Bu mal varlığı olur, bilgi olur, emek olur, ekmek olur… Zaten dinimizde gösteriş dediğiniz şey hoş karşılanmaz. Bunu gösteriş için yapanları zekat vermiş saymayın da zaten. 5 şart "Gösteriş için ya da içinizden geldiği için fark etmez, zekat verin." demiyor ki. Sende 2 olanın birini kardeşinle paylaş diyor.
    Hac'ca gitmiş olanlarla (ama gerçekten hissederek Müslüman olmuşlarla) hiç konuştunuz mu bilmem. O insanlar mahşer gününü yaşıyorlar orada, minyatür halini… Dünya'daki müslümanlarla buluşuyorlar, İslam'ı kim nasıl yaşıyorun cevaplarına erişiyorlar ve döndüklerinde (yine gerçekten hissedenler) bu bilince varıp daha doğru davranmaya çalışıyorlar. Ha derseniz ki "Kaç tanesi bu bilinçte?"… İşte o kişinin cahilliği yahut içindeki kirle ilgili. Yine 5 şart'ı suçlayamayız. Ki emin olun komşunuzun çocuğunun hasta olduğundan haberdar olamayacağınız tek yer Hac da değil. O akşam tesadüfen bir düğüne, davete, yahut bir arkadaşınıza oturmaya gitmiş olabilirsiniz. Yahut şehir dışına gezmeye, Bodrum'a yüzmeye falan… O zaman da yaşar komşunuz aynı şeyi, haberiniz olur mu?
    Evet, İslam bilinçli yaşanmalı. Evet, kişi sadece kendini düşünmemeli. Evet, neye dua ettiğini bilmeli. Ama dediğim gibi, bunu böyle yapmayanlar var diye İslam 5 şart'la olmuyor, 5 şart'ı yerine getirince sanki ne oluyor gibi tepkiler verilmesi de yanlış. Her düşüncenin, her topluluğun, her inancın çürük elmaları illa ki var. Bu şekilde bir yaklaşım kişiyi dini görevlerinden soğutur.
    Bu anlamda size katılmadığım çok şey var özetle.

     

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *