Güzel Dinimize Kimse El Süremez

Paylaş; başkaları da faydalansın!

islam

Mustafa Kemal Atatürk dönemine dil uzatıyorlar…

Bir zamanlar 3 kıt’ada hakim olan Osmanlı İmparatorluğu’ndan geriye hiç bir şey kalmayacakken, silah arkadaşları ve toprağından düşmanların temizlenmesini isteyen vatanseverler ile birlikte başlattığı mücadeleden Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu.

Mustafa Kemal Atatürk dönemi: tek adam dönemiydi. O ne derse emirdi.

Camileri yaktılar yıktılar diyorlar;

Eğer isteseydi; bir cami bile kalmazdı.

Hocaları astılar diyorlar;

Sadece hocalar mı asıldı? Düşman tarafında yer alan, isyan başlatan tüm herkes asıldı.

Müslümanlar dinlerini yaşayamaz oldu, kimse İslamiyeti anlayamaz oldu diyorlar;

Baştan beri Türkçe konuşmalarına rağmen yazı dili olarak Arapça, Farsça karışık bir alfabe kullanan Osmanlı İmparatorlu’ğu kendi tebaasının anlayacağı şekilde Kuranı Kerim’i kendi dillerine çevirmiyordu. Arapçayı sadece okuma olarak değil de lisan olarak bilenler sadece Kuranı Kerim’i okuduklarında anlayabiliyorlardı. Diğerleri ise kendini din alimi ilan eden şeyhler ne söylüyorlarsa ona inanıyorlardı.

Diyanet İşleri başkanlığı kuruldu, Kuranı Kerim, hangi ayet ne zaman hangi olay üzerine geldi, surelerin adı ne anlam ifade ediyor gibi tüm açıklamaları ile “vatandaşım dinini anlasın” diyerek Türkçeye çevrildi ki; Elmalılı Hamdi Yazır’dan bugüne daha O’nun ki gibi bir meal ve tefsir olmadığını şimdiki tüm Türk din bilginleri kabul etmektedirler.

Tekke, Zaviye, Türbe kapatıldı;

Matbaa, döneminin en güçlü devleti Osmanlı İmparatorluğuna yaklaşık 270 sene geç girdi. Şeytan icadıydı. Şeyhülislam onay vermiyordu. 1455 yılında ise incil matbaa aracılığı ile hızlıca çoğaltılmaya başlamıştı. Haçlı orduları gittikleri her yere binlerce incil kopyası ile gidiyorlardı. İbrahim Müteferrika ise ancak 1720 yılında, o da Şeyhülislam’ ın Kuranı Kerim ve dini yazılar basılmayacak şeklindeki onayı ile ilk matbaayı kurdu. Halbuki Osmanlı İmparatorlu’ğu tüm dünyaya İslamiyeti yayma amacı güdüyordu, dini kitap olmadan ne kadar başarılı olabilirdi? Olamadı da!

Dini daha iyi bildiğini iddia eden kişiler bir sürü tarikata bölünmüştü, tarikat önderi şeyhler kendi görüşleri nispetince İslami bilgileri müritlerine anlatıyorlardı. Birisinin dediği, bir diğerine tezat düşebiliyordu. Halk İslamiyeti değil şeyh’in İslamiyet’ten ne anladığını öğreniyordu ama bazı şeyhler var ki sadece kendi çıkarlarına olacak şekilde yorumladıklarını İslam diye halkın kendisine tabi olan kısmına anlatıyorlardı.

Yani anlayacağınız, halkın arasında, bir olay hakkında bile bir sürü bir birinden farklı bilgi vardı. Yani İslamiyet Artvin’de farklıydı, Hakkari’de Antalya’da farklıydı, Edirne’de farklıydı.

Medet Allah’tan beklenmesi gerekirken, Allah’ın sevgili kulu, elçisi Hz. Muhammed (Allah’ın selamı O’nun üzerine olsun) bile “benim mezarımı tapınak haline getirmeyin” demiştir ama içinde yatanın bile kim olduğu bilinmeden bu yerler, ünlü din alimlerinin mezarı kabul edilerek türbe ilan edilmiş ve tapınak haline getirilmişti. Bunu yapan tarikat denen yerlerdeki şeyhlerden başkası değildi.

Müslümanlık insanların gelişimini isterken, Müslümanlık adı altında halk sömürülüyordu.

Ali Kuşçu, Biruni, İbni Sina, Farabi, Gazali, Cerezmi… gibi İslamiyet’in gelişmesine katkıda bulunan bilim adamları mazi olmuştu. Yapılanlar, bilimde ilerleme, icatlar artık haçlı batılılar tarafından yapılıyordu ve Tekke, Zaviyelerin ileri gelenlerine göre bunlar şeytan icadıydı.

Fazla uzatmayayım;

Tek adam döneminde ki; 1923 yılından 1938 yılına kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ten bahsediyorum, eğer dinsiz ya da başka bir dine mensup olsaydı şimdi Elhamdülillah Müslümanım diyemez, ibadetlerimizi rahatlıkla yapıyor olamazdık.

Eğer Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmasaydı ve kendi rahatlıklarını feda etmeselerdi biz şimdi Müslümanlara tuhaf tuhaf bakıyor olurduk.

Allah’ın rahmeti O’nların üzerine olsun.

Siz şimdiki muhalif partilerin iktidara gelip dinimizi yok edecekleri korkutmalarına kulak asmayın…

Kim böyle söylüyorsa büyük bir korkunun ve yalanın içindedir;

Siz ellerine Kuranı Kerim’i alıp bunu yok edecekler diyenlere, camilere masalar yerleştirip bunlar camileri yıkacaklar diyenlere, cuma namazı çıkışında bunlar ülkeyi kafir yapacaklar diyenlerden korkun.

Bunları söyleyenler dini kendi çıkarlarına kullanmaktadırlar.

Her şey ortada!

Güzel dinimize kimse el süremez!

Paylaş; başkaları da faydalansın!

Yorum/Düşünce/Soru

evlilik
Hz. Muhammed’in Evlilik İle İlgili Nasihatleri
dua
Hz. Muhammed Nasıl Dua Ederdi
barış
Hz. Muhammed ve İslamda Şiddet
Hz. Muhammed'in hayatı
BBC, Hz. Muhammed’in Hayatı, The Life of Muhammed, 3, Holy Peace, Kutsal Barış
Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır
Atatürk Tarafından Kurulan Fabrikalar, Kurumlar ve Kuruluşlar
Atatürk’e Bu Kadar Saygının ve Sevginin Nedeni
19 Mayıs 1919 Ruhunu Unutmayalım
Düşünmek Suç Olamaz
Ben Tonya, I Tonya
La Casa De Papel Öğretileri
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı, Mark Manson
Cargo
Anon
Yenilmezler Sonsuzluk Savaşı, Avengers Infinity War
Gizli Süperstar, Secret Superstar
Türkiye, Stockholm Sendromu, Türk’ün Seçimi
Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır
Benzine Mazota Sessiz Zam
Ozan Arif Geçin Beyler Bitti Bu İş Şiiri
Şeker Portakalı, Jose Mauro De Vasconcelos
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı, Mark Manson
Olağanüstü Bir Gece, Stefan Zweig
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig