Ev şu kadar metrekare, geniş olsun, Evin içinde şu kadar oda, sayısı çok olsun, Evin odalarına şunları şunları alalım, zengin görünsün. Sonunda yatıracakları, cüssemiz kadar bir çukur o ki; Bir
Ev şu kadar metrekare, geniş olsun, Evin içinde şu kadar oda, sayısı çok olsun, Evin odalarına şunları şunları alalım, zengin görünsün. Sonunda yatıracakları, cüssemiz kadar bir çukur o ki; Bir
Ne hiçbir yer, Ne de hiçbir şey benim olsun, Ama birkaç, hani harbi, yani dost gibi dostum var ise yanımda, Beni ağız alışkanlığından değil, şöyle ruhu ile harbiden seven sevdiğim
Her yer, her şey benim olsun, Ama yalnız olduğumda, Hiçbir şey benim, Olsa da olur, olmasa da olur! Hiç bir yerde ben, Olsam da olur, olmasam da olur!
Biri daha öldü salası okunuyor, Azrail’ in anı anına kayıt altına alınmış ajandasında az önce bir sıra daha yukarı çıktık anlayacağınız, Bir uyarı mesajı geldi yine ileri teknoloji gözlüğüne kırmızı
El ele vermiş, Gözlerini geleceğe çevirmiş, Ama körü körüne de bakmayan, Bakınca aynı şeyleri de gören, Bodozlama bir başlarına işlere girişmeyen, Bir birinde yaşam bulan, Bedenlerini bulmuş iki ruh gibidir,
Zaman, İki büklüm olmuşsun, İyice ihtiyarladın artık, Yaşını sorsam cevap veremezsin, Hatırlamazsın daha az önce kimi toprağa gömdüğünü, Bunadın yani her şeyin üstüne üstelik. Yetişecekmişsin gibi bir yere yine de,
Yağmur, Güneşin, Mutluluğunda sakladığı gözyaşlarıdır. Güneşin göz yaşları yuvadır; Sevincinin doruğunda iken yedi renkli gök kuşağına, Mutsuzluğunun dibinde önüne katıp her şeyi sürükleyecek sele.
Ağlamaya, Bir damla bile gözyaşına, Değmez hayat. Çektiğimiz çilelere de mi dediniz? Evet, ne olursa olsun ona da ağlanmaz! Öldük mü? Hayır, cevabını verebiliyoruz o ki, Daha ölmedik, Yaşanacak günlerimiz
Allah’ tan korkmuyorum, Allah’ ı seviyorum ben, Sevmeseydi beni yaratmazdı ki hem! Ama sizi bilmem; Korkuyorsanız, Başkalarını da korkutuyorsanız, Demek ki korkacağınız, çirkin şeyler yapıyorsunuz. Sevdiği, hoşuna giden şeyleri yapın,
Hayat; Ne kadar zor görünürse görünsün, Her zaman yapılabilecek bir şey mutlaka vardır! Yıllar öncesinden okuduğum bir olay geliyor aklıma; bir ayakkabı satıcısı kara kıta Afrika’ ya bir satıcı gönderir,
Mutluyum diyorsan eğer, Mutsuz etmiyorsun demektir bu, Mutlu ediyorsundur yani, Mutsuzum diyorsa eğer, Mutluyum diye ne kadar desen de sen, Mutluluk hayatınızda rol çalmış yalan bir figürandır.
Sen bir cevapsın, Sen en az bir sorunun cevabısın! Hiç düşündün mü? Bir düşün; Senin sorun ne? Sen hangi sorunun cevabısın?