Bir Bayram Sabahı

Paylaş; başkaları da faydalansın!

yalnız adamSabah daha gün ağarmadan kalktı yatağından,

İçi kıpır kıprdı,

Neşeliydi,

Ama içinde nedenini bir türlü kestiremediği bir burukluk vardı.

Bayram namazına gidecekti, abdestini aldı, yüzünü yıkarken gözleri aynada kendisine takıldı; kendini hatırlamaya başladığı çocukluğundan o ana kadar bütün yüzlerinin yansımasını bir bir gördü. Kurulandı, Bayramlık temiz elbiselerini giyindi, erkenden yürüyerek gidiyordu camiye, yalnızdı, Allah’ ın selamı üzerinize olsun diyordu, diğerlerinin selamını alıyordu,

Babasının veya dedesinin elini tutmuş çocukları görüyordu,

Çocuklarının veya torunlarının elini tutmuş babaları dedeleri görüyordu,

Geçmiş geldi gözünün önüne babası ile gittiği bayram namazlarının sabahını hatırladı…

Bayram namazı çıkışında tanıdık tanımadık cami erkanı bir birinin bayramlarını kutladı, otomatiğe bağlanmış gibiydi herkes; bayramınız kutlu olsun, bayramınız kutlu olsun… bir an önce evinin yoluna düşmenin peşindeydiler,  herkes evinin yolunu tuttu…

Cebinden anahtarını çıkararak evinin kapısını açtı ve içeriye girdi, perdeleri hiç açmamıştı, karanlık oda içerisinde koltuğuna oturdu, kolları ile koltuğun kenarlıklarına tutunarak, başını arkasına dayadı, gözleri kapandı.

Çocuk sesleri geliyordu kulağına, bir bayram sabahıydı duvarda takvim vardı ama tarihini seçemiyordu.

Yüzü gülüyordu!

Namazdan sonra babası ile eve gelmişti, babasının elini namaz sonrasında öpmüştü bayramını kutlamıştı ama hiç yerini tutar mıydı evin?

“Bayramın kutlu olsun baba” dedi ve öptü babasının elini, “daha nice bayramlarda birlikte olalım oğlum, bugünleri hiç aramayalım” dedi, babası ve cebinden çıkardığı bir tutam kağıt parayı oğlunun gömleğinin cebine koydu.

Annesinin elini öptü daha sonrasında annesi de aldı öptü öptü kokladı bir kere bir kere daha…

Erkek çocuk annesi ile bayramlaşırken, küçük kız bayramlık fırfırlı pembe eteğini bir sağa bir sola sallayarak babasının yanına geldi, elini aldı babasının ve babasının elini öptü, öperken bir taraftan da kaçamak bir şekilde babasının gözlerine bakıyordu. Babası aldı kucağına öptü yanaklarından ve onun da minicik avuçlarına para verdi, “kumbaraya koyayım mı” dedi küçük kız.

Küçük kız da annesini öptü annesi de onu öpücüklere boğdu ve pazar alışverişi için kocasının verdiği paradan arttırdıklarından bir şeyler verdi hem oğluna hem de kızına, yüzler sevinçten gülüyordu…

Çocuklar odalarına geçtiler ama anne babalarını kapı arasından izlemeye koyuldular; anneleri babalarının elini öptü, bir birlerine baktılar muziplikten gülüyorlardı, babaları annelerinin başını ellerinin arasına alarak alnından öptü annelerini, “daha nice bayramlara birlikte” dediler,  “ilerde bu günleri aramayalım” bir birlerine sarıldılar. Küçük kız ve abisi de koşarak geldiler ve sarıldılar anne ve babalarının bacaklarına.

el öpmeHep birlikte sofraya oturdular. Nerede o eski bayramlar diye demiyordu kimse, kapılarının zilleri çalınıyordu, kapıların zillerini çalıyorlardı, kapılar açılıyordu, bayram kutlanıyordu, komşular bir birlerinin bayramını kutluyordu, mahallenin en yaşlısını n evi buluşma eviydi sanki herkes oraya gidiyordu, ailenin yaşlılarının evlerine gidiliyordu, kimseler nerede o eski bayramlar demiyordu.

Çünkü bundan 15 – 20 yıl kadar önceydi ve o zamanlar hep böyleydi.

Kapıdan gelen ses ile uykusundan uyandı, acaba dedi; “çocuklarım, torunlar?”, kapının zili çalıyordu…

“Evet” dedi “evet”, duvarda asılı duran karısının resmine bakarak; “bak geldiler hanım” dedi, “bak bu bayrama geldiler”, üstü başına hızlıca çeki düzen verdi, koşarak kapıyı açtı ama mahallenin çocuklarıydı, şeker sepetini uzattı çocuklara ve istedikleri kadar almalarını söyledi, sepette hiç şeker, çikolata kalmamıştı.

bayram kutlamasıKimse kolay olsun diye bir mesaj yazıp bütün arkadaşlarına gönderip bayramlaşmayı tamamladım demiyordu, en azından o zamanların telefonunun çirkin sesi çalıyordu ve kilometrelerce ötedeki ulaşamayan oğulun, kızın, torunun, bacının, kardeşin sıcak sesleri duyuluyordu; “bayramın kutlu olsun anne baba dede nine kardeşim abim ablam…” diyorlardı…

Şimdi her şey daha da kolaylaştı, ama dejenere oldu her şey gibi bayramlarda; bayramın adı tatil oldu, kutlama bir mesaja, bir maile sıkıştı, bir telefonun tuşuna basıp aramalardan bile insanlar üşenir oldu, yollar güzelleşti, havayolları çeşitlendi, arabalar çoğaldı, ulaşım kolaylaştı… ama herkes ailesinin yanına gitmek yerine tatile çıktı, büyükler alışkanlıktan gözleri yollara daldı, adetleri devam ettirdiler mezarlıklara gittiler ve dünyadan göçmüş kendi büyükleri ile “nerede o eski sizinle geçirdiğimiz bayramlar” diye iç çekip göz yaşı döktüler.

Sizlerde yaşlanmadan önce hadi bakalım bu bayramın tadını ağızlara layık şekilde büyüklerimizi, küçüklerimizi sevindirerek geçirelim. Tatili başka her zaman yapabiliriz belki ama belki bir sonraki bayrama bu büyüklerimizi bulamayabiliriz.

BAYRAMINIZ ŞEKER TATLILIĞINDA OLSUN

Paylaş; başkaları da faydalansın!

2 Comments

Yorum/Düşünce/Soru

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

evlilik
Hz. Muhammed’in Evlilik İle İlgili Nasihatleri
dua
Hz. Muhammed Nasıl Dua Ederdi
barış
Hz. Muhammed ve İslamda Şiddet
Hz. Muhammed'in hayatı
BBC, Hz. Muhammed’in Hayatı, The Life of Muhammed, 3, Holy Peace, Kutsal Barış
Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır
Atatürk Tarafından Kurulan Fabrikalar, Kurumlar ve Kuruluşlar
Atatürk’e Bu Kadar Saygının ve Sevginin Nedeni
19 Mayıs 1919 Ruhunu Unutmayalım
Genç Karl Marx, Le jeune Karl Marx
Fatih Sultan Mehmed Olabilirsin
Düşünmek Suç Olamaz
Ben Tonya, I Tonya
Stalin’in Ölümü, The Death of Stalin
Saplantı, Unsane
15:17 Paris Treni, The 15:17 to Paris
Robosapien Rebooted, Cody
Stalin’in Ölümü, The Death of Stalin
Sadece OY Kullanma, OYuna Sahip Çık, Hileye İzin Verme
Mustafa Kemal’in Askerleriyiz Demek Ne Demek?
Anketler Ne Kadar Güvenilir
Şeker Portakalı, Jose Mauro De Vasconcelos
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı, Mark Manson
Olağanüstü Bir Gece, Stefan Zweig
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig