Sansüre karşıyım ama isim bilinirliğinden, Winnie the Pooh kitap ve animasyon serisinin isim ve içerik haklarına sahip olanların bu filmi yasaklatmaları lazım.
Sansüre karşıyım ama isim bilinirliğinden, Winnie the Pooh kitap ve animasyon serisinin isim ve içerik haklarına sahip olanların bu filmi yasaklatmaları lazım.
“Orphan, Evdeki Düşman” filmini izleyenleri hayal kırıklığına uğratacak bir devam filmi. Sözde film, minyon görüntüsü içinde yetişkin psikopat bir katil olan Esther’in, ilk filmde boğazladığı ailesine gidene kadar ki süreci
Büyük Selçuklu İmparatorluğu Sultanı Alparslan'ın 1071 yılında, daha 42 yaşındaki dev zaferine yakışmayan ruhsuz bir senaryo, ruhsuz oyunculuklar...
Erkan yaş gençliği, Alkol, Uyuşturucu, Seks gibi uygunsuzluklar ile arkadaşlığı bir birinden ayıramayan bir zihniyet izledim. Berbat etmişler güzelim temayı.
Filmin baş kahramanı; koltuk altı kıllarının uzunluğuna dikkat ettiğimizde vücut hijyenine uzun süredir dikkat etmeyen Billur Melis Koç’un canlandırdığı Ayşe karakteri… Film o kadar karışık ki; neler olduğu aralara serpiştirilmiş
Allah herkese namuslu iş ortakları nasip eylesin, Düşünsenize bir sabah kalkıyorsunuz ve canınız ciğeriniz iş ortağınız, tüm borçları sizin üzerinize yıkarak ve kasadaki tüm paraları alarak sırra kadem basmış. Ödemelerde
İlk filmde, buldukları bir kitaptaki büyüyü yapmaya çalışıyor olabilirler fakat, “Allah herkesi hayırlı bebek bakıcıları ile karşılaştırsın” dedirten Bebek Bakıcısı, The Babysitter ilk filminden sonra bu ikinci devam filmi gerçekten
Yahya Kemal Beyatlı’nın Bir çok giden Memnun ki yerinden Dönen yok seferinden… Mısralarını hatırlatmak isterim! Gözleri kapalı olarak, sevgilisinin yönlendirmesiyle, hızlı bir şekilde arabasını kullanan bir gencin sahnesiyle filme başlıyoruz,
Film şöyle olsaydı; Oyuna katılım gönüllü olsaydı, Sonunda kazanan için büyük bir zenginlik vaat edilseydi, Her gün aynı saatte oynanan ve oyunun rastgele vereceği seçimler yapılsaydı, Oyun oynayan kişinin, yaptığı