UYARI YAZMAK SORUMLULUKTAN KURTARIR MI?

Ömür OKURUyarı08 Ekim 202630 Views

Videoda gördüğünüz yer, Artvin’deki Tekel Sokağı. Adını, geçmişte burada bulunan Tekel İl Müdürlüğü binası ve depolarından alıyor. Şehrin dik yamaçlarından aşağı uzanan, bugün tek yön olarak kullanılan bir sokak…

Bu sokaktan aşağı inerken karşınıza bir tabela çıkıyor:

“Dikkat! Tarihi bina yıkılabilir.”

Bir an durup düşünelim: Bu tabelayı okuyan insan ne yapmalı? Daha mı hızlı yürümeli? Duvarı gözleyerek mi geçmeli? Aracıyla ilerlerken taşların düşeceği anı mı hesaplamalı?

Bina dediğiniz taş, harç, duvar… Aklı yok, vicdanı yok. “Altımdan bir çocuk geçiyor, biraz daha dayanayım” diyemez. Yıkıldığında kime zarar vereceğini seçemez.

Ama insanlar düşünebilir. Tehlikeyi görebilir. Önlem alabilir. Hele ki o tehlikeyi bir tabelaya yazacak kadar biliyorlarsa…

Elbette kültür mirasımızı koruyalım. Tarihi yapılarımızı yaşatalım. Ancak bunu, yanından geçen insanların can güvenliğini de sağlayarak yapalım. Tarihi korumakla insanı korumak birbirinin alternatifi olmamalı.

O duvarlardan kopabilecek taşların bir insanın, bir çocuğun ya da içinde bir ailenin bulunduğu aracın üzerine düştüğünü düşünün.

Sonra ne söyleyeceğiz?

“Biz uyarmıştık, geçmeselerdi” mi?

“Yıllardır yıkılmamıştı” mı?

Yoksa yine “Kaderlerinde varmış” deyip, önceden gördüğümüz tehlikenin sonuçlarını kadere mi yükleyeceğiz?

Bir tabela, düşen taşı durdurmaz. Bir uyarı, kaybedilen canı geri getirmez.

Buradan soruyorum: Bu yapının güvenliği için hangi somut önlemler alındı? Sokaktan geçen insanlar nasıl korunuyor? Risk giderilene kadar güvenli geçiş nasıl sağlanıyor?

Bu soruların cevabını bir facianın ardından değil, bugün duymak istiyoruz.

Çünkü mesele, bir can kaybından sonra “Uyarmıştık” diyebilmek değil; o insanın evine sağ salim dönmesini sağlamaktır.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Takipte Kalın
  • Facebook
  • X Network
  • Linkedin
  • Instagram
Follow
Search Trending
Popular Now
Loading

Signing-in 3 seconds...

Signing-up 3 seconds...